pis boğaz
ne var, ne bakıyorsun suratıma mal gibi? çok mu şaşırdın? geri zekalının önde gidenisin, bir de kalkmış hala konuşuyorsun. aptalsın, dümdüz aptalsın, bunun farkında bile olmadığın için tam bir aptalsın. eksiğin yok, fazlan da yok. aptallıkta bile sıradansın. salak gibisin ilk bakışta. biraz konuşunca anlıyorum salak olmadığını. aptal.
aptal.
basitsin. sıradansın. bok gibisin. ne verirlerse yiyorsun, nereye sürerlerse yürüyorsun. bok gibi suratın var, gübre kadar değerin yok. senin sırtında sülük gibi yükselenlerin ayakları var yüzünde. memnunsun. parmak aralarını arıyorsun dilini sokmak için. dilli aptal. ağzına uzatmıyorlar ayaklarını, sen tutup ağzına sokuyorsun. dedim ya, salak değilsin.
değilsin.
ağzına sıçıyorlar yıllardır. ama artık daha az sıçıyorlar sandığın için seviniyorsun. haksız sayılmazsın belki de. belki bir gün ben de sıçarım diye bekliyorsun, yanılıyorsun. sen ancak kendi donuna sıçarsın. o da donun kalırsa, kalmazsa da altına sıçıverirsin.
ucuz kahraman seni. yüksek sesle konuşmaya korkan, tatilini bir gün erken bitiremeyen götü kocaman bir kahramansın. kıçımın kahramanı. attığın zaman mangalda kül bırakmıyor, çakmak çakmak gözlerinle hedefi işaret ediyorsun. laf salatasısın. boş laf salatası. yağsız, tuzsuz, limonsuz.
tatsız.
sana çok daha ağır laflar söyleyesim var da, elim gitmiyor. rica ediyorum 3 gün sonra kalkıp mızmızlık etmeyin, ay yandık mahfolduk diye… çok fena kalbinizi kırarım…
kırarım.
defol git şimdi.
