pek şahane

herkes çok önemli görevlerde rol alıyor hayatta. kimse götündeki bokun farkında değil, herkesin bir adet pırlanta en muazzam yerlerinde. ulan ne yapıyorsun bu kadar önemli, hangi gezegeni kurtarıyorsun, yaratılmamış dağ kaldı da ona mı kalkışıyorsun.

tamam hepinize işinizi sevin, kendinizi değerli görün diye veriyorlar allah veriyorlar gazı. sen de alıyorsun da alıyorsun, bana mısın demiyorsun, daha yok mu diyorsun. nereye kadar dolduracaksın o ipekten kanatlarını, nereye kadar dayanacak o meymenetsiz suratındaki makyaj zannediyorsun.

dünyanın merkezine seyahat gibisiniz. ne zaman karşıma çıksanız bir sıcaklık yayılıyor suratıma. alev alev dağlıyorsunuz muhteşem kibir ve densizliğinizle her yanı. aralara ingilizce kelimeler sokuşturmalar, devrik cümleler kurmalar, dün yemek yediğin kaba bugün işemeler. o kabı ağzına sokarım senin, daha yok mu diye sorarsın, biliyorum.

doyumsuzluk desen en şahanesi, ne oldum budalası desen en ön sıradan, para aşkı desen bir büyük sevda türküsü. ergen desem değilsin, bunak desem değilsin. bir yabancı hayranlığı, bir etrafını hor görme budalalığı, bir ben bir numarayım benden büyük yok samimiyetsizliği. senden büyüğünü getirir burnuna sokarım, gönder daha alırım dersin, biliyorsun.

hiç mi hata yapmazsın sen, hiç mi samimiyetle özür dileyecek bir bok yemedin. hep mi başkasının hatası, nasıl bir ak kaşıksınız anlamıyorum. o kaşıkla neler yapardım da sana, ağzın burnun doldu, yer gösterir kepçe yok mu diye sorarsan diye korkuyorum.

evet korkutuyorsunuz beni. kaç kişisiniz bilmiyorum, kalabalık iki yüzlü bir ordusunuz.

uygun adım yürüyorsunuz.

sürünüyorsunuz.

Reklamlar