tedavül

Farklı olmak. bütün amaç bu. oyunun kuralını ben mi koydum sanki. kurallar yıllardır belli.

Alçak gönüllülük ederken bile gizli bir fark edilmek, takdir edilmek, yaptığın her ne ise görülsün/bilinsin isteği var. gerçekten alçakça. lakin pek gönülden, en azından can ı gönülden sayılmaz.

çok basit bir formülü var. merkez olarak kendini al ve diğer her şeyi etrafına yerleştir. koskoca boşluğun toz kadar merkezi. bencillik gibi de değil bu. bambaşka birşey. isim koymak zor, belki fransızların ausserré dedikleri şeydir.

sabah kapıdan çıktığın andan itibaren birilerinin kendini ispat çabası başlıyor. tam 24 saat sürüyor. pasif daire bir durum. içten yanmalı hesap adamlarının pazarlıklı konuşmalarını duyuyor gibiyim. siz de duyuyorsunuz mutlaka. fısır fısır mırıldanıyorlar. ah şu mırıldananlar, mırıl mırıl fısırdıyorlar. ilk aklıma gelen ağızlarına vurmak oluyor da, kolay değil elbette dişini dökmek her önüne gelenin. ayrıca ava giden avlanır, kendi dişlerimi de alabilirim avucuma. ve evet korkaklık pek şahane bir nane olmasa da bir miktar her yemekte bulunması gerekir (tabi yersen).

ne yaparsam iyi yaparım adamları var. gerçekten de ne yapsa iyi yapan adamlar yok mu, var elbette. yani benim şimdi bahsettiğim insanlar bunlar değil. maykıl jordan değil mesela. ya da ne bileyim bir aleks değil.

bahsettiklerim, sıvayıp dursalar da ‘ben yaptım şahane oldu’ adamları.

konuşmak için sıra bekler bu adamlar, dinlemezler. sizin söylediklerinizden çok ne cevap verecekleri önceliklidir onlar için. anlamak değil anlatmak isterler.

daha iyi bir araba, daha büyük bir televizyon, daha büyük bir ev, daha güzel bir hayat. ben değerliyim, ben önemliyim, ben harikayım, ben bir taneyim, ben eşsizim, ben şöyleyim, ben böyleyim. bir halt değilsin de, söyleyince anlamıyorsun işte.

hatanızı kollar bu adamlar. tokat gibi suratınıza çarpı vermek için o küçük hatanızı. totonuzdan salladığınız fransızca kelimeyi, pasif daire diye bir şey olmadığını, birleşik yazılması gereken kelimeleri ayrı yazdığınızı.

dikkat edin, etrafınızda çok var bunlardan, yanınızda, yanı başınızda, tam olarak burnunuzun dibinde.

evet evet, sensin o.

benim o.

tabi, yersen.

Reklamlar