zombieland

son zamanlarda izlediğim filmlere bakıyorum da hiç üzerine konuşmasak mı acaba diye düşünüyorum. maksat laf olsun, işte müthiş bir şölen sizleri bekliyor.

zombieland – 2009. vakit geçirmeden imdb rating 7,7 onu da belirteyim.

keyifli film tabi. konu klasik ancak gidiş yolu farklı. zombiler dünyayı ele geçiriyor -bana sorarsan kasıtlı da yapmıyorlar bunu ama olsun- sonra işte bir güvenli alan arayan 3-5 insanın mücadelesi. oyuncular şukela, hatta şöyle:

neyse, bizimkilerin kaderleri yolda bir markette kesişiyor ve yola beraber devam ediyorlar. macera, kan, romantizm, az da olsa adrenalin derken arada nedense facebook değer kaybetmeye devam ediyor mu ya da natural born killers ne şahane film idi gibi sorular aklınıza gelebilir, sürpriz değil, hep aklınızın ufak oyunları bunlar, endişelenmeyiniz.

ben zombili bir filmde bolca kan ararım, o da bu filmde bol miktarda mevcut ayrıca ghostbusters sevenlere de ufak bir iki numara var. zombiler hayalet sayılabilir mi gibi felsefi tartışmalara ise hiç bulaşmayalım lütfen.

sonra mutlu bir şekilde yol yapmaya devam eden bir hummer dolusu insan ile filmimiz çoh acayip bir finale erişiyor. mutlu son (mu acaba?)

ailecek izleyebilirsiniz, mutlu akşamlar.

 

Reklamlar

ninja suikastçi

uzun zamandır film izlemediğim sanılmasın; okumaya öncelik verince yazmak vakit ayırabildiğim aktivitelerden olmaktan uzaklaşıverdi. araya da bir hafta tatil sıkıştırıverince, okumaya ayıracağım vakit de azalınca kolları sıvadık şu yaz sıcağında.

ninjalar enteresan adamlar tabi. ben şahsen samurayları daha ‘cool’ bulsam da bunlar da az deli adamlar değiller. yıldız atmalar, ateş fırlatmalar, patlamalar çatlamalar… teknolojiyi zamanında iyi takip etmişler diye tahmin ediyorum ama sonra takılıp kalmışlar. yine de iyi bir ninja hafif silahlarla donatılmış bir askere pabucunu ters giydiriyor amma topu tankı dayadın mıydı pek takati kalmıyor siyah böceklerin. filmden anladığım bu en azından, öyle diyeyim.

bak buna inanmıyorsan al sana çok güvenilir bir kaynak aşağıda, daha ne yapayım:

http://www.timsah.com/cuneyt-arkin-ninja-nasil-yetisir/nTVMVSmVVTi

şimdi efendim bu arkadaş, yani filmin kahramanı, ağaç yaşken eğilir felsefesi ile ailesinden minik bir yavru iken alınıyor ve baya sağlam bir eğitimden geçiriliyor. dayak desen var, aşağılama desen var, ölüm cezası desen fazla fazla. bir de öyle erkek lisesi gibi bir ortam da değil, karma sistem. olaylar, olaylar.

bu ninja okulunun olayı biraz farklı, bildiğin suikastçi yetiştiriyorlar, sonra ağırlığınca altın hesabı onu bunu öldürmece. bizim esas oğlan buna itiraz ediyor tabi, yine olaylar, olaylar, olaylar. bir de işin içine almanya’daki ingiliz midir amerikalı mıdır anlamadığım adamlar, polisler falan  karışıyor, ondan sonra bol patlama, uçan tekme, kılıç, kan, vs. polislerden tanıdık bir yüz olarak coupling dizisinden ‘mothership’ de hediyesi.

inanın anlatırken bile içim sıkıldı, çok çok çok fazla boş vaktiniz varsa izlersiniz, yoksa açın evlilik programı falan izleyin, öyle bir film işte. imdb puani da bugün itibariyle 6,3. belki de ben anlamıyorum bu işten, iyi seyirler.